edebiyat
-
Canım Efexor
Bir buçuk yıl önce hayat kalitemin sıfıra düştüğü bir dönemdi efexor ile tanışmamız. Sokağa çıkmak, arabaya binmek, balık yemek gibi basit şeyleri yapamamaya başlamıştım. Bildiğin korkuyordum. Her an başıma bir şey gelebilir, zehirlenebilir veya kaza geçirebilirdim. Ansızın gelen nefes darlığı… Continue reading
-
‘Ah benim körler ülkesinde ayna satan kalbim’ Bilmem Anlatabildim mi?
Az önce Sezai Karakoç’un bir cümlesini okudum. ‘’Ah benim körler ülkesinde ayna satan kalbim’’ Bu cümle üstüne aslında söylenecek pek de bir şey yok; kalbim o kadar yılgın ki. Anlatmaktan, anlaşılmaya çalışmaktan, umut etmekten yorgun düştüm. Eminim seninde böyle hissettiğin… Continue reading
-
Kıyıda kalmışlara..
Bahar geldi Aç sesini müziğin Umut etmekten vazgeçme Yarın güzel, yarın özel Bakma arkana Geçti Yarın yeni bir gün Gerekirse en baştan başla Rüzgardan korkma Topla saçlarını Katla kollarını Savaş boyalarına ihtiyacın yok Sen güzelsin Sen özelsin Aç kalbini Derin… Continue reading
-
KÖTÜLÜK
Şu dünyadaki çatışma, önyargı ve husumetlerin çoğu dilden kaynaklanır. Sen sen ol, kelimelere fazla takılma. Aşk diyarında dil zaten hükmünü yitirir. Aşık dilsiz olur. Şems-i Tebrizi Hepimizin içinde, en derinin de biraz da olsa kötülük var. Peki neden var? Göstermeye… Continue reading
-
Nokta Konmuş Hikayeler
Hiç bir cümlem tam değil! Eksik olan kelimeler bende değilmiş meğer yedi ceddim de gizliymiş. Yarım olan ben değilmişim meğer. Korkular benim değil. Ben değilim kaçıp gitmek isteyen. Hangi zamanda hangi bağ kaldıysa yitip gitsin istiyorum. Bana ait olmayan bu… Continue reading
-
1. Bölüm
Üniversitenin orta bahçesinde çimlere uzanmış müzik diliyordum. Güneş tam tepemde, bedenimin her zerresinde sıcaklığını hissedebiliyordum. Arkadaş grubumdan bağımsız kendi başıma olmaktan mutluydum. Kendimi hiçbir yere ait hissetmiyor ve kaçıp gitmenin planlarını yapıyordum. Para değeri olan hiçbir şey beni mutlu etmiyordu.… Continue reading
-
Sühan (İlk Aşkın Hikayesi 1)
Eli kalbinin üstünde başını dizlerine dayamış mutfağın balkonunda oturuyordu. İçinde bir sıkıntı arada yüzünü gökyüzüne çevirip yıldızlara bakıyordu. Radyoda slow türk açıktı. Annesi -Sühan çay içer misin? Diye sordu. Çay içmek istemiyordu. Hatta ağzına bir lokma yemek bile koymak istemiyordu.… Continue reading




