Bir buçuk yıl önce hayat kalitemin sıfıra düştüğü bir dönemdi efexor ile tanışmamız. Sokağa çıkmak, arabaya binmek, balık yemek gibi basit şeyleri yapamamaya başlamıştım. Bildiğin korkuyordum. Her an başıma bir şey gelebilir, zehirlenebilir veya kaza geçirebilirdim. Ansızın gelen nefes darlığı ve daralma hissi yüzünden kimseyle görüşmek istemez olmuştum. Mesela bir misafirlikte her şey çok güzel giderken kalbimden gelen bir ağrı ile bir anda bayılacak gibi oluyordum. Aslında bunun olmadığını gayet sağlıklı olduğumu kalp krizi geçirmediğimi içimden tekrarlıyor olsam da başarılı olamadım ve durumu etrafımdaki herkes fark etti. Meraklı bakışlar eşliğinde masadan kalkıp sessiz sakin bir köşeye çekilip uzandım ve geçmesini bekledim. Geçti tabi ki ne zehirlendim ne boğuldum ne de başka kötü bir şey oldu gayet sağlıklıydım. İşte günlerimin böyle geçtiği bir dönemde psikiyatriste gittim ve bana efexor kullanmam gerektiğini söyledi. Tanışmamız bu kadar çabuk oldu.
Efexor kullanmaya başladığım bir haftanın sonunda hayat benim için güzelleşmeye başladı. Korkularım hemen geçmedi belki ama azaldı. Tabi ki bütün bunlar bir hafta içinde olmadı. Şuan bir buçuk sene sonra şikayetlerim gerçekten geçti. Yapamadığım korktuğum ne varsa hepsini yapıyorum. Arabada yolcu koltuğunda bile gidemezken araba kullanmaya bile başladım. Tedirgin olduğum şeyler oluyor ama başa çıkabiliyorum.
Aslında başlamak ve iyileşmek kolay kısmı zor olan kısmı ise bırakmak. Açıkçası bırakırken bazı hatalar yaptım. Doktorum ilacı bırakıyoruz dedikten sonra muayenelere bir daha gitmedim. Gerek duymadım. Bu büyük bir hataydı. Bırakma evresini çok uzun tuttum azaltarak bıraktım. Ancak yine de aşırı zorlandım.
Efexor’u bıraktığım ilk gün her şey normaldi. İkinci gün öğle vaktinde başım dönmeye başladı. Vücudumda tarifi çok da mümkün olmayan elektriklenmeler hissetmeye başladım. Ayakta durmak giderecek zorlaştı. Ben bu süreci yatarak atlatabilirim diye düşündüm ve öyle yaptım. Zaten başka da seçeneğim yoktu. Mide bulantıları ve duygu yoğunluğu da işin içine girince ben kendimi kaybettim. Dördüncü günün akşamına kara böyle devam etti. Ne ayağa kalkabiliyordum ne yemek yiyebiliyordum. Hiçbir şeye tahammül edemiyordum. Beşinci gün artık kendime gelmeye başladım. Ayağa kalktım ancak duygusal olarak kendimi çok güçsüz hissediyordum. İlacı bırakmadan birkaç hafta önce terapilere başlamıştım. Psikoloğumla konuşmak çok iyi geldi. Bir yol göstericinin olması bu süreci atlatabileceğime olan inancımı arttırdı. Burada bir paragrafta anlatabiliyorum şuan ama gerçekte çok yıpratıcı bir süreçti.
Efexor hayatıma güzellikler kattı. Yolumu bulmamda bana çok yardımcı oldu. İlaç kullanmak bazen ürkütücü geliyor, zararlı olduğu düşünülüyor. Ancak sağlık alanında bir tedavi uygulanırken yarar zarar durumuna bakılır. Benim durumumda bir insan için ilaç kullanmamak ilacın yan etkilerinden daha zararlıydı. Gün geçtikte kötüye giden bir tablo vardı ve ben bunu tek başıma veya bir terapistle atlatamazdım. Evet bırakma kısmı biraz zorladı ancak şuan kendimi gerçekten iyi hissediyorum. İlaç kullanmak beni de korkutuyordu. Bu sebeple sürekli bırakmak istiyordum. Belki daha kontrollü bıraksaydım daha verimli ve kolay olurdu. Nasip, böyle oldu. Gerçek anlamda iyiyim diyebilmek çok önemli bir şey, bu yüzden bu sürecimden bahsetmek istedim. Eğer bir böyle bir korkunuz varsa bilin ki her şey düzelecek.

Bir Cevap Yazın