Diyetin ilk üç günü… Ne yalan söyleyeyim, kolay geçmedi. Hatta zorlandığım anlar da oldu, kaçamaklar da. Ama en baştan başlayalım.

Diyet yaptığımı kimseye söylememeye çalışıyorum. Çünkü biz Türk milleti olarak yemeyi, yedirmeyi seviyoruz. Sofraya oturan biri “Ben diyetteyim” dediğinde gözümüzde hemen aç birine dönüşüyor. Sonrası klasik: “Bir kereden bir şey olmaz”, “Şunu da ye, annem yaptı”, “Senin ne ihtiyacın var diyete?”… O yüzden sessiz kalmak, çoğu zaman en iyi strateji.

Bir de her konuda fikri olanlar var ya, onlar gerçekten ayrı bir enerji emici. Diyet yaparken, beni kısıtlayan, eleştiren, haddinden fazla akıl veren insanlardan uzak durmaya çalışıyorum. Çünkü herkesin içindeki gizli beslenme uzmanı bir anda ortaya çıkıyor. Sanki yıllardır beni tanıyorlarmış gibi “Sen karbonhidratsız yapamazsın” diyorlar. Ya da “Kahvaltısız diyet mi olur?” Halbuki vücudumun neye ihtiyacı olduğunu en iyi ben bilirim.

Diyetisyen desteği almıyorum ama ne yemem gerektiğini, nelerden uzak durmam gerektiğini biliyorum. Bunu aslında çoğumuz biliyoruz. Sorun bilgide değil; sorun uygulamada. Hepimiz kaç kalori olduğunu az çok kestirebiliyoruz ama uygulamak, işte o irade kısmı asıl savaş.

Şimdi “Diyet nasıl gidiyor?” sorusunun cevabına geçelim.

Diyetin İlk 3 Günü Nasıl Geçti?

İlk gün açlıkla sınandım. Mide gurultuları, tatlı krizi, klasik. Ama ikinci gün itibarıyla vücut alışmaya başladı. Üçüncü gün ise artık daha dengeli hissediyorum. Protein ağırlıklı besleniyorum. Et, yumurta, yoğurt, baklagiller… Hem tok tutuyor hem de enerjimi dengede tutuyor.

Küçük bir mutluluk: 65 kiloyla başladım, şu an 64’üm. Belki rakamsal olarak büyük bir fark gibi görünmüyor ama moral açısından çok büyük bir adım. Hedefim 59 kilo. Kendime 2 ay verdim. Sizce ulaşabilir miyim?

Diyet Yaparken Neler Öğrendim?

Sessizlik bazen en iyi koruma kalkanı. Herkesin fikrine açık olmak zorunda değilim. Vücudumun sesini dinlemeyi öğrenmek en büyük kazanım. Mükemmel olmak zorunda değilim. Kaçamaklar olabilir, önemli olan tekrar yola dönmek. Motive eden, destekleyen insanlar her şey demek.

2 Ayda 59 Kilo Olur mu?

Olur mu, neden olmasın? Amaç sadece kilo değil zaten. Sağlıklı beslenmeye alışmak, kendimi daha iyi hissetmek, aynaya baktığımda “evet, bu benim” diyebilmek. Kilo sadece sonuç. Yolun kendisi daha değerli.

Bloguma bu süreci düzenli olarak yazmayı düşünüyorum. Belki okuyan biri kendi yolculuğu için ilham alır, belki ben ileride dönüp bakınca gururlanırım. Kim bilir?

Bir Cevap Yazın

Back to Top

Ocakta Kahvem Var sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin