Bu gün hiç bir şey duymak istemiyorum. Bu kadar acıyı kalbim kaldırmıyor. Hiç bir yakınımı tanıdığım depremi yaşamadı, enkaz altında kalmadı, evsiz kalmadı! Bu denli büyük bir acıyı yaşamadım. Kalbim paramparça hayal bile edemediğim bu büyük yıkımda oradaki insanlarımızın çektiği acıları tahmin bile edemiyorum. Televizyonlardan, sosyal medyalarımdan takip ediyorum. Kalbim dayanmadığı anda her şeyle herkesle iletişimi kapatıyorum. Oradaki insanlarımızın bunu yapma şansları yok benim gibi izlemiyor an be an yaşıyorlar. Evlatlarını kaybedenler, ana babasını kaybedenler, şu hayatta bir başına kalanlar, enkaz altında dakikaları sayanlar, kurtulmayı bekleyenler, kurtulamayanlar var. Hiç bir cümle yeterli gelmiyor. Hislerimi ifade edemiyorum. Çığlık atmak istiyorum. Yaşanmamış olmasını diliyorum. Uyuyamıyorum. Yataktan çıkıp hayatın içine karışmak istemiyorum. Konuşmak bile istemiyorum. Her şey o kadar zor ki..
O en çok sevdiğin insanla son dakikaların olduğunu bilmeden geçirdiğin zamanın ne demek olduğunu çok iyi bilirim. Birini kaybetmenin büyük acısını yaşadım. Zaman ilaç oluyor gerçekten. Yine de bu denli büyük kayıplar nasıl atlatılır bilemiyorum. O küçücük yavrular annelerinin kollarından alınıp çaresizliğin kollarına bırakılıyor. Hangi oyuncak avutur ki? Bir gece de büyümek zorunda olan çocuklar, artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak onlar için; kaç yaşında olursan ol annesiz babasız kalmanın bir telafisi yok. Göz göre göre buna sebep olan insanlarla aynı ülkede yaşıyoruz. Ellerimiz kollarımız bağlı seyrediyoruz. Bugün bu acıyı yaşıyoruz. Yarın hep beraber unutacağız. Bu hepimizin suçu değil mi? Göz yumduklarımızdan sorumlu değil miyiz? Yarın yine birileri kazanç sağlamak için yanlış yollara sapmayacak mı? Bize dokunmayan yılan bin yıl yaşamayacak mı?
Dilerim ki hepimize bir ders olur. Dilerim ki aynı hatalar yapılmaz. Dilerim ki bütün yaralar sarılır. Umut etmekten başka şeyler de var ne olur unutmayalım..
Bir Cevap Yazın