Bizi biz yapan seçtiğimiz yollardır. Ben hayat çizgimde ilerlerken hep zor olanı seçtim. Uzak olan hep cazip geldi. Henüz liseye yeni başlamıştım ki -hiç gitmek istemediğim liseye birçok sebepten kayıt yaptırmıştım- kendimi oraya ait hissetmedim. Kalabalık bir okulda sınıfıma bile gitmemişti ayaklarım. Sadece iki gün dayanabildim ve bu iki günde de okul dışında oyalanmıştım. Şimdi otuz yaşımda o günleri hatırladığımda iyi ki diyorum. İyi ki alışmak için kendimi zorlamamışım. Aslında sonucu ne olursa olsun hayatım boyunca ait hissetmediğim hiçbir yerde kalmadım.
O zamanlar kalbimin temizliğinden mi yoksa nasip mi bilmiyorum. Babamın arkadaşı bir sağlık meslek lisesi önerdi. Oraya kaydımı almak için yardım edebileceğini söyledi. Tek sıkıntı ben İstanbul’daydım okul Sivas’taydı. Ben bir gün içinde karar verdim ertesi gün kendimi Sivas otobüsünde buldum. Şimdi olsa cesaret edebilir miydim? Küçücük bir kız çocuğu tek başına ailesinden kilometrelerce uzakta nasıl okuyabilirdi? Belki içinde bulunduğum zamanın kötülüğünden şu an böyle düşünüyorum. Sanki o zamanlar dünya daha temizdi.
Sivas’a vardık ve bir gün içinde okul kaydım yapıldı. Yurt ayarlandı. Akşam üstü hiç bilmediğim bir şehirde yapayalnız kalmıştım. Okullar çoktan açılmış olduğundan yurtlarda boş yer yoktu ve benim için epey zorlayıcı olan bir cemaat yurduna yerleşmiştim. Bu yaşam tarzına uzak değildim. Yaz tatillerinde yatılı kuran kursuna gitmişliğim vardı. Yine de okul dışında üzerimde görevler vardı. Evde suyumu zor alırken tuvalet bile temizliyordum.
Evden uzak kalmak ve yurttaki görevlerim beni epey zorluyordu. İstanbul’u çok özlüyordum. Evimi çok özlüyordum. İlk sene sonuna doğru müdire hanım beni odasına çağırıp benim bu işi yapamayacağımı, bölüm değiştirsem benim için daha iyi olabileceğini söyledi. Çok üzülmüştüm. Sene sonunda bütünlemelere kalmıştım. Eğitim hayatımın en kötü senesini bir şekilde atlatmıştım.
Hiç bilmediğim bir şehirde yeni arkadaşlarım olmuştu. Hepsi de uzak bir şehirden gelmiş olduğum için aile sıcaklığında davranmaya çalışıyorlardı. Şimdi hiçbiriyle görüşmesem benim için dostlukları hala çok özel.
İkinci senem biraz daha kolay geçti. Cemaat yurdundan ayrılıp devlet yurduna yerleşmiştim. Temizlik angaryasından kurtulmuştum. Hafta sonları dışarı çıkabiliyordum. Artık şehri tanıyordum ve yabancılık çekmiyordum. Yine de içimde önceki seneye oranla daha büyük bir özlem vardı. Artık İstanbul’a dönmenin yollarını aramaya başlamıştım. Derslerim çok iyi olmasa da lise giriş puanım yüksekti ve kaydımı başka bir liseye alabileceğimi öğrenmiştim. Bunun için sadece dilekçe vermem gerekiyordu. Uzun bir uğraş ve git gel sonucun da kaydımı Üsküdar’a almıştım. Sanki liseye yeni başlıyordum. Kendi şehrimde okula gitmek çok güzeldi. Sabah beş buçukta kalkıyor olsam da her sabah evden çıkıp eve gelmek çok huzurluydu. Tabi bu sefer de özgürlüğümü kaybetmiştim. Kendi kararlarımı kendim vermeye alışmıştım. Şuraya gidiyorum diye haber vermem gerekmiyordu. Şimdi ise bir saat geç kalsam evden aranıyordum. Buda beni biraz sıkmıştı. Çareyi çalışmakta buldum. Sürekli iş ilanlarına bakıyor her yere başvuruda bulunuyordum. Hayatımın en güzel yıllarını yaşadığım yer bir huzureviydi. Huzurevinde iş bulmuştum. Gün aşırı nöbete gidiyordum. Benim için iş yerinden çok yeni bir aileydi. Bir sürü tatlı yaşlının içinde kendimi çok mutlu hissediyordum. Benim enerjim de onları mutlu ediyordu. Onların ruhundaki bilgelik, benim ruhumdaki enerji birbirini tamamlıyordu. Akşam üstleri balkonda keyif yapardık. Zeki Müren dinlerdik. Tef çalıp oynardık. Ne güzel günlerdi. Mezuniyetime bile orda hazırlanıp gitmiştim.
Eğer ki o liseye uyum sağlayıp Sivas’a gitmeseydim hayatım bu kadar güzel olmazdı. Hiç pişmanlık duymadım. Kendi adıma en güzel kararları da hep alelacele aldım. Hayat akıp giderken çok da düşünmemek gerekiyor. Bu akşam eski günleri hatırlamak ruhumun yorgunluğuna iyi geldi. Hep aynı şeyleri yapmaktan sıkılıyorum. Sürekli oradan oraya koşan ben şimdi evden dışarı çıkmak istemiyorum. Canım hiçbir şey yapmak istemiyor. Oysa her şey küçük bir adımla başlıyor. Hayat yaptıklarımızdan ve yaşadığımızdan ibaret, sen de için de bulunduğun ortamdan mutlu değilsen belki doğru seçimi yapmadın! Harekete geçmelisin!
Bir Cevap Yazın