Birkaç haftadır insan hayatının pamuk ipliğine bağlı olduğunu düşünüyorum. Aslında ara ara düşündüğüm ve üzüldüğüm bir durumdur. Bu gerçeği ilk fark etmem uzun süre görüşmediğim bir arkadaşımın ölüm haberini almamla başladı. Bu konuda bana huzur veren tek şey inançlarım, olanda hayır vardır diyerek ruhumu rahatlatıyorum.

Geçen hafta oğlum salonda minderlerden havuz yapıp koltuktan zemine sert bir atlayış yaptı. Tam burnunun üstüne düşte ve bir anda ağzından ve burnundan kanlar boşaldı. O anda her şeyi unutup kendimi panik atağın kollarına bırakıp ağlamaya başladım. Bir yandan burun kemiğine hafif baskılar yapıp bir yandan kanları temizlemeye çalışıyorum aynı anda çıldırmış gibi ağlıyorum. Ne kadar güvende tutmaya çalışsam da işin için de çocuklar varsa her an her şey olabiliyor. Çok hızlı bir şekil de acil servise gittik pansuman yapılıp muayene ettiler. Tetkikler sonucunda çok da önemli olmayan bir burun çatlağı oluştuğunu öğrendik. O an yaşadığım paniğin etkisini günlerce bedenimde hissettim. Sadece ben de değil eşim, o anda yanımızda olan ablam, babam hepsi çok üzüldüler. Sanki şans eseri hayattayız gibi narin bedenlerimiz tek bir yanlış hareketle incinebiliyor. Daha kötüsü de olabilirdi. Çok şükür olmadı. Olay anında yanındaydım ama müdahale edemedim. Ne kadar kötü değil mi? Kendimi çoğu zaman çok güçlü hissederken, çocuklarımı her şeyden herkesten koruyabileceğime inanırken küçücük bir kazayı engelleyecek güce sahip değilim.

Dün gece Gain’ de bir dizi izledim. #etkileyici beni gerçekten çok etkiledi. Kendi ayakları üzerinde durabilen genç bir kadının yanlış bir insanla karşılaşması sonucu büyük bedeller ödemesiyle sonuçlanıyor. Babasını bile başına gelenlerin yüzünden; tamda hayatı tepetaklak olmuşken kaybediyor. Eğer başına gelenler karşısında güçlü bir duruş sergilemeyip vazgeçseydi haklı olduğunu ispatlayamayacaktı ve hayatının sonuna kadar aldığı yaralarla bambaşka bir insan olarak hayatına devam edecekti. Gerçekten hayatlarımız pamuk ipliğine bağlı ve çevremizde ipimizi çekmek için bekleyen onlarca insan var. Kimse bir suçlu ya da açık aramak zorunda değil. Hata yapmak insana özgü insanları olduğu gibi kabul edip zamanımızı güzel olana harcamalıyız. Dünya küçük, ömür kısa, beş dakika sonra ne olacak hiçbirimiz bilmezken içimizdeki nefret neden?

Var olduğun şu anın kıymetini bil, sadece şu anı güzel yaşa, kendini sev, hayatını sev ki başkalarının mutluluğunda gözün kalmasın.!

Ocaktakahvemvar avatarı

Published by

Categories:

Bir Cevap Yazın

Back to Top

Ocakta Kahvem Var sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin