Felaketlerle dolu seneler geçiriyoruz. Sadece biz değil bütün Dünya’nın üzerinde kara bulutlar dolaşıyor. Ben bütün bunlara sebep olabilecek tek bir kişi tanıyorum. O da ben. Evet ben. Kafalarda sen kimsin ki bütün bu felaketlere sebep olacaksın sorusu var. Ben sorumluluklarını yerine getiren sade bir vatandaş olmakla beraber fazlasıyla tüketim tuzağına düşmüş hepimiz gibi biriyim.

                Evet yerlere çöp atmıyorum. Seçimlerde oy kullanıyorum. Kitap okuyorum. Yazı yazıyorum. Bir çoğumuz gibi sıcacık evimde küçük bir kutudan Dünya’nın çektiği acılara seyirci kalıyorum. Tabi düşünmüyor değilim ben ne yapabilirim? Sahi ne yapabilirim? Çocuklarımızın dahi güvende olmadığı bu Dünya’da ben ne yapabilirim?  Buna verebilecek bir cevabım yok. Düşündüm ve bulamadım. Belki milyonlarım olsaydı; büyük bağışlar yapardım. Tabi olmayan bir şeyi bağışlamak kolay değil mi? Bunu uzun zaman düşündüm. Yapabileceğim tek şey kendi kapımın önünü süpürmektir. O zaman başlayalım süpürmeye;

  • Daha az tüketmek. Her şeyi poşetten tut da suyu, ekmeği, elektriği her şeyi umarsızca kullanıyoruz. Oysa bütün bunlara muhtaç ne çok insan var.
  • Vakti değerlendirmek. En müsrif olduğumuz şey ise zaman ne boş şeylere harcıyoruz. Saatlerce dizi izleyip, arkadaşlarımızın hayatlarını takip ediyoruz.
  • Çocuklarımızı eğitmek. Şiddetin en büyük sebebinin eğitimsizlik ve sevgisizlik olduğunu düşünüyorum. Çocuklarımızı sevelim. Onlara bırakabileceğimiz en büyük servet sevgimizdir. Böylece daha güzel bir sosyal ortam oluşturabiliriz. Bizler kitap okumayı seven nesiller yetiştirmeliyiz.
  • Doğayı sevmek. Allah’ın izniyle doğa kendini her zaman yeniliyor. Yeşil ve temiz kalmak için çabalıyor. Bizler çöplerimizle, kimyasallarımızla kirletip her şeyi zorlaştırıyoruz. Doğa da her bir canlının bir görevi var. İç güdüsel olarak bunları yaparken biz insanlar üzerimize düşen görevleri aklımızla yapamıyoruz.
  • Saygı duymayı öğrenmeliyiz. Bir konuda karşıt görüşe sahip olsak da herkese saygı duymak zorundayız. Biz millet olarak her şeyi çok bildiğimiz için saygısızlık yaptığımızı çoğu zaman fark etmiyoruz. Kimseye tahammülümüz yok. Bıçak gırtlağa dayanmış yaşıyoruz.
  • Dua etmeliyiz. Çünkü başka sığınacak limanımız yok.

Önce kendimden başlamam gerektiğini biliyorum. Ben kapımın önünden, sokağımdan, mahallemden sorumluyum. Kendi çocuklarımın eğitiminden sorumluyum. Dış dünyaya gözlerimizi kapatalım demiyorum. Benim bir kişiye yardım etme gücüm varsa o bir kişiye yardım etmeliyim. Bu şekilde herkes üstüne düşeni yapsa daha yaşanılır bir Dünya elde ederiz. Evet büyük felaketler yaşıyoruz ama iki gün sonra bu yaşadıklarımızı unutmayalım. Daha sağlam binalar yapılması gerektiğini, yanan ormanların otel değil yeniden yeşeren bir orman kalması gerektiğini, dere yataklarının boş kalması gerektiğini öğrenmeliyiz. Hiç aklıma gelmezdi sokağa maskeyle çıkmanın zorunlu olacağı ama gördük ve yaşadık. Sağlıkçıların şiddet gördüğü haberlerini okurken nasıl sağlıkçılara muhtaç olduğumuzu gördük. Bütün meslekler için geçerli bir durum canla başla işini yapan her insana saygı duymak zorundayız. Doktordan, öğrenmene, temizlikçiye, garsona saygı duymayı öğrenmeliyiz. İnsan olmanın, akıl sahibi olmanın hakkını vermeliyiz.

Ocaktakahvemvar avatarı

Published by

Categories:

Bir Cevap Yazın

Back to Top

Ocakta Kahvem Var sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin