Her daim kendini üstün gören ama aslında sadece sığ bir kafa yapısına sahip olan insanlardan bıkıp usanmış herkese selam olsun. Hiç kimseden nefret etmiyorum ama anlamakta güçlük çektiğim insanlar var. Fazlasıyla ben merkezci, her konuda bir fikri olan insanları sevmiyorum. Çok konuşan insanları da sevmiyorum. Belki de ben insan sevmiyorum. Hayatlarımız artık ulu orta, birbirimizin ne yediğinden, ne içtiğinden haberdarız. Bunun için çaba bile sarf etmiyoruz. İçinde bulunduğumuz zamanın rutinleri içerisinde çok doğal , tabi bu durum bazı insanlarda yanlış bir bakış açısına sebebiyet veriyor. Kendilerinin hayatlarımızda söz sahibi olduklarını sanıyorlar. Bence bu konuyla ilgili kamu spotları yapılmalı ve insanlar bilinçlendirilmeli kimsenin kimse üzerinde bir söz hakkı yok.
Düşünüyorum da bu insanları gruplandırmak istesem; birinci gruba komple cahil hiç bir şeyden haberi olmayan imkanı varken bir kitap bile okumaya tenezzül etmemiş insanları koyardım. Aslında kafalar temiz hiç bir derdi yok. Hiç bir şey bilmiyor ama her şeyi bildiğini sanıyor. Yaptığın her güzel ve başarılı olayı eleştiriyor. Çoğu zaman bu yaptığı eleştirilerden dolayı komik duruma düşüyor ama bundan haberi yok. Dedim ya kafalar rahat. İkinci gruba cahil olmayan hatta fazlasıyla kültürlü ama dar görüşlü insanları koyardım. Müthiş fikirlere sahip inandığı değerleri sonuna kadar savunan ama senin gerçeklerine burun kıvıran insanlar sanırım bu grup benim en nefret ettiğim grup olabilir. İnsan sürekli yeni şeyler öğrenen bir varlık bakış açısı değişir, fikirleri, inandığı değerler değişebilir. Bence herkes buna saygı duymak zorunda, evet belki yanlış yoldayım ama bu kimseye eleştiri yapma hakkını vermez. Tabi ki her insan kendi doğrularını savunmak durumunda kalabilir. Ben, kendi doğrularına uymadığım takdir de bana acımasız eleştiri yapan insanlardan bahsediyorum. Üçüncü gruba ise sadece ama sadece eleştirmek için yaşayan insanları koyardım. İnanılmaz mutsuz, dünyaları versen öbür gezegenlerde aklı kalır. Elindeki hiç bir şeyden mutlu olmaz dahası senin mutluluğuna da dayanamaz. O yüzden ne yaparsan yap eleştiri okları senin üstüne gelir.
Kendi hayatıma dönüp baktığımda kafama taktığım çok fazla eleştiri vardı. Hatta öyle ki hayatıma yön vermelerine bile izin verdiğim dönemler olmuş. Özellikle kendime güvenimi kaybettiğim dönemler de kendimi bu eleştiri çukurunda boğulurken buldum. Biraz durup düşündüğüm de haddi olmayan insanlara söz hakkı vermişim. Bunu anladığımda kendimi bulduğumu hissettim. İnsanların ne dediğinin hiç bir önemi yok. Önemli olan ben kimim? Kim olmak istiyorum. İlk tesettüre girdiğim zamanlarda insanların o kadar ağır eleştirileriyle karşılaştım ki, uzunca bir süre kendi içime kapandım. Sosyal medya hesaplarımı kapattım. Çok sevdiğim arkadaşlarımla bile görüşmekten kaçındım. Bu durum bende o kadar derin bir yara açtı ki ben yıllar sonra insanların bu eleştirilerinden kaçarak ne büyük hata yaptığımı fark ettim. Oysa benim inancımla alakalı bir karar verirken kimseden bir fikir ve icazet alma gereksinimim yoktu. Yıllarca bu konu da özgüven eksikliği yaşadım. Bugün hala ne kadar doğru bir karar verdiğimi düşünüyorum. Bana yanlış yaptığımı acımasız bir dille söyleyen herkese şuan söylemek istediğim tek şey pişman değilim -hala- demek olurdu. Bu sadece benim hayatımdan bir örnek. Kim bilir nelerden vazgeçtin eleştiri yağmuruna tutulmamak için, kim bilir neleri saklı gizli yaptın. Öyle değil mi?
Eminim ki herkesin hayatında böyle insanlar var. Zaten içinde bulunduğumuz dönem yeterince zor değilmiş gibi bir de bu tip insanlarla uğraşıyoruz. Kendini mutlu etmek adına yatığın her şey bu insanları mutsuz eder. O yüzden senden istediğim ilk şey bu insanlardan olma! İkincisi ise kendini sev, hayatını sev, yaptığın işi sev, severek yaptığın ne varsa onu bul ve onu yap. Eleştirileri arkana al, sana köstek olmalarına izin verme! İnadına mutlu ol. İnadına yaşa bu hayatı…
Lütfen bana senin rahatsız olduğun insan tiplerini yaz.


Bir Cevap Yazın