“(Ebu Hüreyre (r.a) anlatıyor:) Bir keresinde Temim kabilesinden Akra’ B. Habis Resülullah’ın (s.a.s) yanında otururken O (torunu) Hasan’ı öptü. Bunun üzerine Akra’ “Benim on çocuğum var ama hiçbirini öpmüş değilim.” Dedi. Resülullah (s.a.s.) dönüp ona baktı ve “Merhamet etmeyen merhamet edilmez!” buyurdu.”
(Buhari, Edeb, 18)
Hepimizin çocukluğuna dair hatırladığı minik diz yaraları vardır. Hem güldüren hem de içimizi inceden sızlatan tatlı anılarımız. Eğer sadece böyle anılara sahipsen çok şanslısın ve her gün şükretmelisin, çünkü etrafımızda ki çoğu insan çocukluklarında ki telafisi çok zor yaralarını hala sarabilmiş değiller. Yara açan da yaralanan da nihayetinde bir gün çocuktu ve sevgisiz yetişen her çocuk travmalarından kurtulabilmek için büyük savaşlar vermek zorunda kalıyor. En kötüsü de aile içinde gördükleri şiddeti sevgililerine, eşlerine, çocuklarına aynı şekilde uyguluyorlar.
Oysa çok mu zor evladına bir güler yüz göstermek, saçını okşamak, sarılmak kısacası sevgini göstermek çok mu zor? Millet olarak sevgi cimrisi olduğumuzu düşünüyorum. Çocuklukta aç kaldığımız sevgiyi büyüdüğümüzde başkasına belli etmekten kaçıyoruz. Çocuklarımıza her şeyi öğretiyoruz da insan gibi sevmeyi bir türlü öğretemiyoruz.
İçimi en çok acıtan şeyse eskiler gerçekten zor günler geçirmişler okuma yazma bilmeyen ebeveyn sayısı bile çok fazlaymış. Oysa günümüz de öyle mi? Pek değerli ebeveynler, pek değerli vakitlerini TV ve internet başında harcarken çocuklarına vakit ayırmıyorlar. Oysa üç öğün beslenmeye ihtiyacı olan çocukların beş öğünde sevgiye ihtiyacı var. Çocukları yarış atı gibi en iyi okullara gitmesi için yetiştirirken lütfen onları oldukları gibi kabul etmeyi ve sevmeyi unutmayın.
Dün gece bir video izledim. Annesi olduğunu düşündüğüm bir kadın küçücük bir kızın önünde şiddet görüyor. Ne yazık ki kimsenin elinden bir şey gelmiyor. Videonun altındaki yorumları okudum. Çoğu kişi video çekeceğine yardım etseydin diyor. Video çekeni de suçlayamam artık yardıma ihtiyacı olan bir insana bile yardım etmeye korkar olduk. Ama şöyle de bir gerçek var ki klavye başında herkes birleşip sesini duyurabiliyor. Gerçek hayatta da o şiddet anında insanlar hep birlikte müdahale etseydi bence o kadın çocuğunun gözü önünde bu şekilde darp edilmezdi. Videoyu izlerken tek düşündüğüm o küçücük çocuğun yaşadığı kocaman korku, bir ömür o anların izini taşıyacak yavrucuğum. Allah yardımcısı olsun. Aklım almıyor bir insan nasıl bu kadar canileşebiliyor? Küçücük bir yavrucağı nasıl görmezden gelebiliyor? Kendinde bu hakkı nasıl buluyor?
Çocuklarınızı sevin, onları koruyun, güvende hissettirin ki geleceğin canileri ve katilleri olmasınlar!

Bir Cevap Yazın